Lider kültü en büyük tehlike.
İnsanların farklı düşüncelerde olması toplumun zenginliğidir.
Bir konuyu tartışmak ve enine boyuna değerlendirmek için sohbetler ederiz.
Son yıllarda kovit sorunundan dolayı, bu sohbetleri daha çok telefonla veya sosyal medya üzerinden veya benim gibi yazıyla yapıyoruz.
Yaşadığım bir olayı anlatmak isterim.
Karşımda benim gibi düşünmeyen bir dostumla sohbet ediyoruz.
Diyorum ki, Ülkede son on beş yılda yapılan yatırımların halkın çıkarlarına uygun olduğu konusunda benim itirazım var.
Köprü, yol, hastane ve diğer yatırımların yapılmasına karşı değilim.
Bu yatırımların maliyetine, ihale şekline ve şeffaf olmayışına, ihtiyaç olup olmadığına itirazım var.
On lira maliyeti olan bir yatırıma bizler elli lira ödemek zorunda kalıyorsak buna karşıyım.
Limanlarımız, fabrikalarımız ve de ülkenin bütün kaynakları üçe, beşe bakmadan dost, düşman ayrımı gözetilmeden satılıyorsa veya 49 yıllığına kiralanıyorsa buna karşıyım.
Ülkenin vatandaşlık hakkı çok ucuz bedellerle gelenin sosyal yapısına bakılmadan satılıyorsa bu doğru değildir.
Konuşma bu düzlemde devam ederken karşımda benim gibi düşünmeyen arkadaşım ” Sen her şeyi yanlış biliyorsun ” deyiverdi.
Ben de dedim ki ” Bu söylediklerimin bir tanesini ele alalım.
Örneğin bir köprüyü, bir limanı veya T.C vatandaşlığı satışını tek başına konuşalım.
Ben sana bir mühendis olarak rakamları hazırlayayım, olabilecek maliyeti çıkarayım.
Sen de çıkar öyle konuşalım dediğimde ise ” Buna gerek yok benim reisim ve liderim yanlış yapmaz, o ne diyorsa doğrudur ” deyiverdi.
Böyle düşünen dostumla ben bu konuları konuşmam, çünkü gerçeklerden kaçarak bir lider kültüne sığınan, kişiliğini, aklını ve analitik düşünme yetisini bir lidere teslim eden birisiyle bir konuyu tartışmanın anlamı yok.
İşte ülkenin geldiği yer burası.
Yaratılan bir lider kültü milyonlarca insanın aklını esir almış durumda.
Tıpkı dogmaların yüzlerce yıldır tartışılması nasıl ki sakıncalı ve yasak hale getirilmişse, yaratılan lider kültünü de bir dogma derecesinde algılayan kişilikler toplumun içinde en büyük sorun durumuna geliverdi.
Oysa lider dediğin insandır ve senden, benden farklı bir yanı yoktur.
Farkı ne olabilir?
Eğitimi, bilgisi, görgüsü, diploması, uzmanlık alanları, dil bilmesi, dünyayı tanıyor olması, akademik anlamda bilgi düzeyi, entelektüel derinliği senden benden farkı yaratabilir.
Bugün kim olursa olsun yaratılan liderlerden daha akıllı, daha bilgili ve eğitim gördüğü alanlar açık, şeffaf olan milyonlarca insanımız olduğunu görmeyen bir kitle oluşuverdi.
Bari liderinizi kutsal, dokunulmaz ilan edin hatta şeyh ilan edin ve müritleri olarak uçuruverin.
Bu kafaların egemen olduğu toplumda ne demokrasi, ne insan hakkı, ne de kadın hakkını yaşatmak, geliştirmek çok ama çok zor hale gelmiştir.
Buna rağmen sabırla, inatla çağdaş ve bilimsel bir iklimin yaratıldığı özgürlükçü, eşitlikçi ve insan hakkının egemen olduğu, bağımsız hukukun olduğu günlere özlemle ve umutla bakmak ve bu yönde mücadele etmek zorunda olduğumuza inanıyorum.