Ağustos 9, 2025

Sakal egemen bir toplum.

ile mehmet yüceer

Babam esnaftı ölene kadar işine gitti ve işinin başında öldü.

Her sabah işe giderken mutlaka tıraş olur temiz pak giyinirdi.

Onun gibi ben de okullar dahil her sabah tıraş oldum, takım elbisemi giydim, kravatımı takarak bu güne kadar hayatımı devam ettirdim.

Bu gün de emekli olmaya çalışırken biraz daha spor giyinsem de aynı yaşam biçimimi sürdürüyorum.

Tıraş olmadan toplum içine çıkmam çünkü tıraşlı olursam gittiğim insanlara saygısızlık ediyormuşum hissine kapılmaktan hiç kurtulamadım.

Otuz yıl önce hatta yirmi yıl önce insanımız daha temizdi,daha titizdi.

Sokağa bakıyorum, esnafa, çarşıya, pazara bakıyorum insanımızın çoğunda suratında ya kirli sakal ya uzun sakal garip bir toplum olduk.

Bir toplum kısa sürede saçma sapan bir kültüre ve yaşam biçimine nasıl evriliverdi anlamak mümkün değil.

Bir kaç gün önce tanıdıklarımın ve köylülerimin bir araya geldiği on beşe yakın genç insanın köyde bir dağda çay içtikleri videosunu seyrettim.

İki kişi hariç herkeste sakal vardı.

Yaşları da yirmi beş elli arası.

Şimdi yeni din anlayışına göre sakal bırakmak sünnet ve dinin emri.

Öyle olmadığını aklı başında ciddi eğitim almış din bilginleri söylüyor.

Tersini söyleyenler ise eğitimsiz cahil tarikat sahibi uyduruk hocalar.

Genç insanlar o gerici tarikatçı uyduruk hocalara kulak veriyor ve sünnet diyerek sakal bırakıyor.

Ayrıca toplum her alanda ayrıştı.

Sakal olursa dindar olmazsa dinsiz .

Kadınlar aynı şekilde görülüyor başı kapalıysa dindar açıksa dinsiz.

Ülkenin güzel insanları yönünü Anadolu din anlayışından Arap din anlayışına çevirdiği sürece bu ülke her alanda geri gidecektir.

Elbette bu güzel ülkenin güzel insanlarının bu anlayıştan kurtulup her sabah tıraş olduğu, temiz pak giyindiği, düğüne, yemeğe giderken en güzel elbiselerini giydiği günlere tekrar dönmesi en büyük arzumuz.

” Herkes istediği gibi giyinir sana ne” diyenler olacaktır, derdimiz inansın temiz pak ve birbirine saygı anlayışının egemen olduğu yaşam biçimi.

Suratlarda kirli sakal, ayakkabılar boyasız, kirli elbiselerle toplumun içine çıkmak ” Herkes istediği gibi giyinir sana ne” yaklaşımı içinde değerlendirilebilecek bir durum olduğu kanaatinde değilim.