Anadolu suyu boşa akıyor.
Dünyanın üç te ikisi su.
Mevcut suyun tamamını yüz kabul edecek olursak, içilebilir su kaynakları yüzde üç civarında.
Yani dünya aslında içilebilir su kaynakları açısından fakir bir gezegen.
Şimdi İstanbul ve Anadolu şehirleri içme suyu sorunu yaşıyor ve su kıtlığı kapımızda.
İstanbul’da yakında yıkanacağımız ve temizleneceğimiz sular tıpkı içme suları gibi kapımıza getirilecek.
Elbette parası olanlar için.
Yani su bayilerine yeni bir kapı açılacaktır.
Bundan dolayı İstanbul, Ankara ve İzmir şehirlerinin bir araya gelip Melen gibi siyasi bir projeden vazgeçip, Anadolu’nun sularının bu üç şehre aktarılması konusunda kafa yormaları gerekiyor.
Bugün doğu ve Güneydoğu, Akdeniz, Karadeniz bölgelerinde milyonlarca metreküp su son aşamada denizle buluşuyor.
Ovaların ve ekilebilir yerlerin üstünde değil, suların son akış noktası olan denizlerde tatlı su akışı toplanarak boru hatlarıyla bu üç büyük şehre getirilebilir.
Bu ülkenin kaynakları ve gücü Bakü- Ceyhan petrol boru hattını ve Karadeniz’in altından boru hatlarıyla petrolü getirdi.
Gene Manavgat suyu Akdeniz’in altından Kıbrıs’a ulaştı.
Anadolu’nun denize ulaşan ırmaklarının son akış noktasındaki sular toplanarak bu üç şehre ve ihtiyacı olan şehirlere ulaştırılması çok zor proje değil.
Ben bu konuyu on yıl öncede yazmıştım.
Çok uzatmaya gerek yok, önümüzdeki günlerde özellikle İstanbul’daki yirmi milyon insanın susuz bir yaz geçirmemesi için büyük rezillikler ve salgın hastalıklarla boğuşmaması için bu üç büyük kentin belediye başkanları bu proje için kafa yormalıdır.
Artık bugün bu projenin hayata geçirilmesi için gecikmeden adım atılmalıdır.
Nasıl ki dünyanın üçte ikisi suysa insan vücudunun da üçte ikisi su.
Su olmadan hayat olmaz, su olmadan medeniyet ve şehirler olmaz.
Mehmet Yüceer…İnşaat mühendisi.