Sınavımız hiç bitmiyor !
Dünyadaki ülkelerin ekonomik durumu farklı farklı.
Bazı ülkeler çok zengin, bazıları çok fakir.
Daron Acemoğlu ” Ulusların Düşüşü ” adlı kitabında bunun nedeninin topografya veya iklim olmadığını, sebebin kötü yönetim, sistemsizlik, bilimden uzaklaşmak olduğunu örneklerle anlatmıştır.
Merak eden okuyabilir.
Şimdi gelelim bizim ülkemize.
Malumunuz ülkenin %99 ‘u Müslüman.
Her yerde Allah, Peygamber, Kuran ayetleri ağzımızdan, dilimizden hiç düşmüyor.
Peki bütün bunların sonucunda bizim Allah’ın sevgili kulu olmamız ve Allah’ın bu dünya nimetlerinden en fazla bize vermesi gerekmez mi?
Hele hele öyle bir Cumhurbaşkanımız var ki, beş vakit namazında, her an Kuran ayetlerini ağzından düşürmüyor, besmelesiz adım atmıyor.
Bir gün Bakara Suresi, bir gün, bir gün Maide, bir gün Nahl Suresi…
Hele o güzel sesiyle camide bir ayet okuduğunda yer, gök inliyor.
Yani Allah’ın en sevdiği kul ve diliyle de Allah’a en yakın devlet başkanı.
Allah dilerse yok eder, dilerse var eder , dilerse zengin, dilerse fakir.
Yani isterse bu ülkeyi dünyanın en zengin ülkesi de yapar.
Peki bu durumda Allah hiç dini, imanı, kitabı olmayan ve bir gün olsun dilinden Allah kelimesi çıkmayan Japon başbakanını görmüyor mu?
Böyle zındık bir başbakanın ülkesi dünyanın en zengin, en çalışkan, en dürüst ülkesi.
Buna Almanya’yı ve diğer zındıkları da eklemek gerekiyor.
Merkel mi neydi?
Kadın gençliğinde çıplaklar kampında cıp cıbıl, her gün elinde şarap bardağı, bira dersen su gibi içiyor ama ülkesi dünyanın en zengin ülkesi.
Allah’ım bu zındıkları görmüyor mu?
Bizim devlet büyüğümüz Allah göstermesin bir gün olsun harama el uzatmamış, H.Z Ömer adaletinden bir gün olsun şaşmamış, peki neden Allah bizim ülkemize zenginlik vermiyor?
Kurban olduğum Allah’ım burada bizim bilmediğimiz bir sıkıntı mı var?
Bir görsen diyorum.
Böyle namazında, niyazında olan bir devlet başkanımız varken, Allah bizi neden koruyup kollamıyor?
Hele bugünlerde acil dolar lazım, para lazım Allah’ım ne olursun dindar Cumhurbaşkanımızın yüzü gözü hürmetine gör bizi.
En son Bakara Suresinden söz etti ve ” Rabbimiz Sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınarız ” buyurmaktadır…Deyiverdi.
İyi de dedi.
Peki bu sınav yirmi beş yıldır neden hiç bitmiyor?
Her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, bir damladan insan yapan Allah neden bir hamlede bizim iyi bir insan, iyi bir Müslüman olduğumuzu anlamıyor da sürekli sınava tabii tutuyor?
Üstelik dindar, Kuranı su gibi bilen, namazında, niyazında, dünyanın en dürüst devlet başkanımız olduğu halde Allah neden bize sürekli yokluk, yoksulluk, açlık, pahalılık, acı, gözyaşı ve de çileyi uygun görüyor?
Yoksa bizi yönetenler bizim bilmediğimiz Allah’ın istemediği bir işler mi yapıyorlar?
Allah’ı gücendirecek hırsızlık, arsızlık, haram yemek, kul hakkı, harama kuşak çözmek ve adaletsizlik içinde olduklarından dolayı mı Allah bizi sevmeyip sürekli cezalandırıyor?
Allah’ım fakir, yetersiz, zayıf, âciz bir kulun olarak aklıma geleni sorayım dedim.
Günah işlediysem Allah beni affetsin.