Görünen fil mi, at mı?

Yukarıdaki görüntü nedir diye sorsak herkes FİL diye cevap verir.
Yaklaşık otuz yıl fil diye anlatmaya çalıştığınız bu görüntüye birileri sürekli AT diyorsa ne yapasınız?
Bir süre uğraşırsınız, bu süre kişinin sabrına, bilgisine ve ikna etme kabiliyetine göre değişir.
Bu süre eğer bir yıl, iki yıl ve otuz yıl sonunda kişinin fikri değişmiyorsa ne yaparsınız?
Ben şahsen iddiamdan vazgeçtim.
Hiç kimseyi ikna etmek inandırmak gibi bir görevimin olmadığını anlayalı yıllar oldu.
Çünkü resimde görünen fildir demenin ötesinde su akıyor ve suyun akışını önlemek için elimizde bir sopa sürekli suyu dövüyoruz.
Bir süre sonra bakıyoruz ki su gene bildiği gibi akıyor.
Sonuçta insanları çocuk yaştan itibaren eğiterek bilgi, görgü ve analitik düşünme yeteneği ve bilimsel bir akıl kazandırılamamışsa boşuna uğraşmanın bir anlamı yok.
Ben belediye meclislerinde, TBMM de bunları görüyorum.
Bir taraf sürekli yukarıdaki resmi gösterip bu fildir derken, o bıkmadan, usanmadan ”hayır o attır” diyor.
Bu kafadaki insanları ikna etmeniz atomu parçalamaktan daha zor, bundan dolayı hiç kafayı takmayın bırakın su aksın gittiği yere gidiversin.
O su gittiği yerde ya bir göle, ya bir denize, ya da yeraltının karanlık dehlizlerinde kendine bir yer bulur.