Şubat 20, 2022

Hesap sormak mı? Hadi canım sende…

ile mehmet yüceer

Türkiye’nin acil yeni bir anayasa yapması gerekiyor.

Demokrasi, insan hakları, kuvvetler ayrılığı batı ülkelerinde gelişmiş demokrasilerindeki gibi.

Bu cümleyi demokrasiden yana olan herkes kuruyor.

Bunun yanında bizim aslında başka bir yasaya ve anlayışa ihtiyacımız var.

Ülkenin en başında Cumhurbaşkanı var.

O göreve geldiğinde ülkenin borcu on liraysa borç olmuş elli lira.

Bu durumda ardaki kırk lira borçlanmanın yapılmasına çok sıkı denetimler getirilmeli.

Kaynak yaratmayan, proje üretmeyen, istihdam yaratmayan borçlanmalar yapılmışsa bu borcu yapan yönetim geri ödemelidir.

Örneğin belediye başkanı geldiği belediyeyi sıfır borçla alıp dünya borçla bırakıp gidiyor.

Ondan sonra da soyuyla, sopuyla krallar gibi yaşıyor.

Bundan dolayı zaruri proje kredileri dışındaki borçlanmaların tamamı borcu yapan belediye başkanı ve yönetimi tarafından geri ödemesi yolu açılacak bir yasa değişikliğine ihtiyaç var.

Bu durumda yöneticilik yapanlara bu borcu neden yaptın, nereye yaptın, neden ülkeyi bu kadar borçlandırdın diye soran yasaların anayasadan başlayarak yasalar ve yönetmeliklere konulması gerekiyor.

Örtülü ödeneğin acil olarak kaldırılması gerekiyor.

Hesapsız bir liranın bile harcanmasının yolu sıkı sıkıya kapatılmalıdır.

Örneğin on yıl önce kişi başına düşen mili gelir 12.000 dolar, bugün 7000 dolar.

Kim olursa olsun, bunu bu hale getirenlerin yasal çerçevede hesabını verecek yasaların yapılması gerekiyor.

1947′ den bu yana bu ülkeyi yönetenler çok büyük hatalar yaptılar.

Halkın fakirleşmesinin, soyulmasının emperyalist şirketlere satılmasının bütün gayretlerini gösterdiler.

Bu kadar yöneticiden bir tanesine bile bir gün olsun ‘ Sen bu ülkeyi neden bu hale getirdin ‘ diye sorulamamıştır.

Yapanın yanına mal kalmıştır.

Çünkü bu düzen 1947 yılından bu yana soygun düzenidir.

Soygun düzeniyle bütünleşenler soyuyla, sopuyla, yandaşıyla zengin olmuştur.

Neden bu soygun düzeni var, neden halkı soyuyorsunuz diyenler ise hapse girmiş, işkence görmüş, idam edilmiş, faili meçhul cinayetlere kurban edilmiştir.

Bazen bugün bazılarının bu yapılanlardan hesap sorulacaktır diye iri laflar ettiğini görüyoruz.

Mevcut yasalarla ve soygun düzeniyle bütünleşmiş kişilerle bu hesap sorulamaz.

Yani karşıdaki kirli olabilir ama temizlik yapacağım diyeninde eli kirliyse temizlik falan yapılamaz.

Bundan dolayı bu düzen değişmeden, eşitlikçi, özgürlükçü, sağlığın, alt yapının ve eğitimin kamu eliyle yapılmadığı, adaletli bir düzen kurulmadan bu düzenden kimse hesap falan soramaz.

Bu düzen soygun düzenidir, böyle gelmiş böyle gidecektir.

Benim yaşım 64, otuz beş yıl inşaat mühendisi olarak çalıştım, meclis üyeliği, ilçe başkanlığı, il başkanlığı yaptım.

Bugüne kadar gördüklerim, yaşadıkların bu tespiti yapmamı gerektiriyor.

Bundan dolayı, bu düzen içinde kurtuluş arayan partilerin soyguncuların gemisi içinde ters yönde yürüyerek menzile yaklaştıklarını sanmaları büyük bir yanılgıdır.