İstanbul ilk yerel seçimde üçe bölünmelidir.
İstanbul’a yağan kar gösterdi ki ülkedeki siyasal bölünmüşlük, ülke çıkarlarının da önüne geçmiştir.
Siyasi körlük, kin, nefret yirmi milyon insanın yaşadığı şehirde bakanlarla belediye başkanını bir araya getiremedi. İmamoğlu diyor ki ” Havaalanı yolu için yardım yapabiliriz alandaki yolcuları otobüslerle otellere tahliye edebiliriz ” teklifte bulunduğu halde bakanlık ” Hayır ihtiyacımız yok ” diyerek teklifi reddediyor.
Bütün dünyaya servis edilen isyan görüntüsü ve çevik kuvvete varan rezilliği ülke olarak yaşamak zorunda kalıyoruz.
Böyle bir siyasi anlayış olur mu?
Halkın çıkarlarından, can güvenliğinden ve insan sağlığından daha önemli bir siyasi hırs olabilir mi?
Yani ne olacak sizler siyasette var olacaksınız diye insanların canını, malını bile tehlikeye atmaktan çekinmeyecek misiniz?
Ondan sonra ” Ben size aşığım ”
Hadi canım sende. !
———————————————— —————————–
Tekrar İstanbul’a dönecek olursak, inşaat mühendisi olarak, on iki yıl meclis üyeliği ve birçok siyasi görev yapmış, yerel yönetimler konusunda yıllarca kafa yormuş birisi olarak şunu söylüyorum.
Yirmi yıldır bu fikrimi konuşuyorum, yazıyorum.
İstanbul acil olarak üçe bölünmelidir.
Haliç’in kuzeyi Sarıyer’e kadar bir il ve Büyükşehir Belediyesi, Haliç’in batısı Silivri’ye kadar bir il, Anadolu yakası ise ayrı bir il olmalıdır.
Yani İstanbul üç ile ve üç büyükşehir belediyesine ayrılmalıdır.
Böyle olursa İstanbul’a üç belediye başkanı seçilir ve koordinasyon, hizmet daha çabuk yapılır.
————————————————————————-
Ayrıca İstanbul içindeki yetki karmaşasının çözülmesi gerekiyor.
Bugün ana yollar dediğimiz geniş yollar ve caddeler İBB’ ye bağlı, diğer yollar ise ilçe belediyelerin sorumluluğunda. Ayrıca Avcılara kadar olan E5 Karayollarına ait.
Çevre yolları yeni havaalanı yolları ve TEM otoyolu karayollarına ait.
İstanbul’un tam ortasındaki basın ekspres denilen yol bile karayollarına ait.
Böyle bir saçmalığı bu şehir kaldırmaz, kaldıramadı.
Ankara, İstanbul yolunun ve bu yolların kapanmasının sebebiyse karayolları denilen kurumun zayıflatılması, içinin boşaltılmasıdır.
Özelleştirme furyası içinde karayollarının yardım, lojistik ekiplerinin yok edilmesidir.
Bir de yeni yapılan bütün yolların yeni yetme müteahhit firmalara işletme hakkı verilmesine rağmen, o yolların kardan, selden, yangından dolayı yardım yapma yetkilerinin olmayışı.
Yani yolların kaymağını yiyen bu müteahhitler karda para kazandıkları bu yolların kapanmasını sadece seyrettiler.
Bundan sonra şuna alışmak zorundayız, depremde, selde, yangında öleceğiz, karda ise mağdur olacağız.
Çünkü devleti küçülteceğiz diye devletin lojistik gücünü yok etme noktasına getirdiler.
1999 depreminde ”Ecevit İzmit’e gelemedi” diye eleştirenler, yıllarca dillerine dolayanlar tam 23 yıl sonra Ankara’dan İstanbul’a gelemediler.
Metrosu olmayan, her türlü rüzgara açık, kara, fırtınaya açık, kuş, göç yolunda olan yeni İst. havaalanına inemediler.
Sadece şunu söyleyelim.
Atatürk hava alanında kar kalınlığı on santim, havaalanı açık, İst. Havaalanında ise kar altmış santim fırtına da cabası.
Çünkü hırçın Karadeniz, bütün rüzgarını yeni hava alanı üstüne atıveriyor.
Bilime, mühendislere, ÇED raporlarına kulak asmadan ” İnşallah, maşallah ” diyerek yaptıkları havaalanı kara, fırtınaya teslim oluverdi.
Beğenmedikleri Atatürk havaalanı kurtarıcıları oldu.
—————————————————————————————
İstanbul’daki yetki karmaşası mutlaka acil çözülmelidir.
İstanbul sınırları Çorlu’dan, Gebze’ye kadar İBB’nin sorumluluğunda olmalıdır.
Üçe bölünen İstanbul çok daha kolay yönetilecektir.
Eğer bu yetki İBB’de olsaydı İst. havaalanında mahsur kalan binlerce yolcu belediye otobüsleriyle anında tahliye edilebilirdi.
” Yetki bende, sen benim alanıma karışamazsın ” mantığıyla İstanbul halkı rezil edildi.
Bundan dolayı bölücülük yapalım. !
Acil olarak İstanbul’u üçe bölelim ve ilk yapılacak yerel seçimlerde üç büyükşehir belediye başkanı seçelim.
Üç belediye başkanı ve üç valiyle bakanlığın İstanbul içindeki bütün yetkilerini ve yolların sorumluluğunu da İBB’lere verelim.
Yetkinin sadece İBB’lerde olması, İstanbul halkının daha kolay hizmet almasına sebep olacaktır.