Sorun Sezen mi, ekonomi mi?
Ülkenin en büyük sorunu eğitimsizlik ve bunun beslediği hoşgörüsüzlük ve dincilik, siyasallaşmış İslam.
Farklı fikirlere tahammül edememek.
Sayın Erdoğan’ın ” Dilini koparırım ” sözünden sonra ve bunu da camide yaptıktan sonra daha dün bir arkadaşım sosyal medya hesabından camilerde siyaset yapıldığından dolayı bundan sonra camiye gitmeyeceğim diye yazdı.
Üstelik namazını kılan, mütedeyyin dindar bir insan.
Buradan yola çıkacak olursak ben inançlıyım diyen birisinin Sezen Aksu’nun Adem ve Havva’ya cahil demesi senin inancını sarsıyorsa senin inancında bir sorun var demektir.
Eğer sen Allah’ın birliğine, peygamberin onun elçisi olduğuna, kitabın vahiy ve Allah’ın emri olduğuna inanmış ve itikat etmişsen birisinin ” Bunların hepsi hikâye ” demesi neden senin inancını sarsıyor?
İnancın bu kadar mı zayıf.
İşte sıkıntı burada.
İnanıyorum diyen kişinin inancında en küçük bir şüphesi olmasa ve inancının sarsılmaz bir gerçek olduğuna inanmış olsa, ” Bu inançlar boştur ” diyenlerin söylemlerine gülüp geçmesi gerekmiyor mu?
İşte Sezen Aksu da inananların ilk insan, ilk peygamber kabul ettikleri Adem ve Havva için cahil demesi böyle bir şey.
Sezen Aksu’nun beş yıl önceki şarkısında böyle demesi senin inancını neden sarsıyor?
Üstelik sen Ademin boyunun kırk metre olduğuna da inanıyorsun.
İnan, kabul et kim ne derse desin yoluna devam et.
Sonuçta senin gibi inanmayan sana göre cehennemde yanacak, bırak yansın sen inanmaya devam et sen de cennete git.
Bugün dünyada İslam dışında yaşayan altı buçuk milyar insan var.
Onların İslam’a inanmayış olması ve senin inancını çağ dışı, akıl dışı görmesi senin inancını sarsmıyorda bir tek kişinin yani Sezen’in inancına göre ilk peygamber kabul ettiğin Adem Havva için cahil demesi mi sarsıyor?
Üstelik Adem’le ilgili bu benzetmeler Kuranda da mevcut olmasına rağmen.
Bundan dolayı inanç işi hakikaten tartışılacak bir konu değil.
Bir kişinin Allah’a inanması, puta tapması, Hindistan da olduğu gibi ineği ve fareleri kutsal görmesi, Mısır da firavunlar döneminde güneş tanrısı Ra’ ya inanmaları, ilk Türklerin gök Tengri ve doğayı kutsal kabul etmeleri, Çinlinin Budist , Japonun Şintoist, milyonlarca insanın ateist olması dünyanın bir çeşitliliği, rengi, güzelliği.
Bütün bu inançların dışında gelişen, bunların hepsi uydurma, mitolojik hikâyeler, ben Tanrıya da, dinlere de inanmıyorum diyenlerin olduğu bu dünyada herkesin birbirine tahammül edip yaşaması gerekmiyor mu?
M.Ö 1500 yılından bu yana, tek tanrılı dinler çıktığından bu yana inananlarda vardı inanmayanlarda.
Benim gibi inanacaksın diyerek hoşgörüsüzlük inadı gösterenler yüz yıllardan beri milyonlarca insanı boğazlamış, katletmiş olması hâlâ sana bir fikir vermiyorsa aklından ve inancında bir sorun olmalı.
Sen inanan, milyonlarca insanı öldürdüğün halde senin gibi inanmayanlar yok olmadığı gibi çoğalarak bu günlere gelmedi mi?
Yani bugün dünyanın insanı binbir çeşit inancın peşinde kendine bir yol bulmuş mutlu olmaya çalışmıyor mu?
Kimisi bu dünyada cennet peşinde, kimisi de ölümden sonra başka bir cennetin peşinde.
Bırakın herkesi özgürce yaşasın isteyen istediğine inansın.
Bundan dolayı sen inanan kardeş biraz hoşgörü, senin gibi düşünmeyeni rahat bırak, Allah’ına, kitabına, peygamberine inanmaya devam et.
Sezen Aksu’yu da, sanatçıları da, senin gibi düşünmeyen, inanmayan milyonlarca insanı da rahat bırak.