Tsunamiyi bekleyin.
Artık bundan sonra ne konuşursan konuş tutmaz gündem ekonomidir.
1970 yılından iki bin yılına kadar ülkenin gündeminde ekonomi vardı ve o zaman enflasyon için ” Enflasyon canavarı ” diye bir uydurma isim takılmıştı.
Yani soygun düzeninin ve adaletsiz vergi düzeninin halkı soymak için uydurduğu fiyat artışının adına enflasyon canavarı adı konulmuştu.
Gazeteler sürekli o canavarın karikatürünü çizerdi ve halka sevimli göstermeye çalışırlardı.
Bunun anlaşılabilmesi için çok basit bir örnek verelim.
Soygun düzeni çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak için adil bir sistem ve kayıt altına alınmış bir ekonomik yapı kurmadığı için (Bilerek ve isteyerek kurmuyorlar) halkın cebindeki parayı almak için enflasyon denen uyduruk sistemi dayatır.
Bunu nasıl yapar?
Örneğin benzine ve halkın kullandığı bütün tüketim mallarına zam yapar.
Yaptığı zam soygun düzeninin kasasına girer. (ÖTV, KDV, V.S…)
O zamlı malları en az kazananda aynı fiyattan alır, en çok kazananda aynı fiyattan alır.
Örneğin ekmeği bir liradan üç liraya çıkarır, çok zenginde aynı ekmeği yer, çok fakirde.
Böyle bir düzende parası çok olan ve zengin olan her zaman daha zengin olur, fakir daha çok fakirleşir.
Bundan dolayı son alınan ekonomik kararların kaymağını yiyecek olan toplamda üç yüz bin kişiyi geçmez.
Döküntülerini toplayanda bir o kadar.
Geri kalanlar ise enflasyon denilen adaletsiz dolaylı vergi altında inim inim inlemeye devam eder.
Doların düşmesinden dolayı davul zurna çalarak oynayanlar bu üç yüz bin kişinin içinde olmayan fakat sistemin içinde ezildiğinin farkında olmayan, matematik bilmeyen, analitik düşünme yeteneği olmayan kuru kalabalıklardır.
Yağışlı havada yerlere attıkları dolarlar ise kırtasiyeden alınan sahte dolardan başka bir şey değildir.
O dolarları çiğnerken, ülkenin beş yüz milyar dolar borcu olduğundan haberi olmayan, bilimsiz kalabalıklar.
Bilmiyorlar ki yediği ekmek, kullandığı benzin, bindiği araba, yıkandığı sabun, ısındığı doğal gaz, sırtındaki ceket o çiğnediği dolarla alınıyor ve kendisi ve torununun torunu da o çiğnediği doların dış borcu altında yıllar boyunca inim inim inleyecek.
Bundan dolayı doların düşmesini ben şu duruma benzetiyorum.
Biliyorsunuz deprem olduğunda deniz suyu sahilden en az bir kırk, elli metre içeri doğru çekilir.
Deprem biliminden ve Tsunamiden haberi olmayanlar bu duruma çok şaşırır, bakar durur.
Oysa bir on dakika sonra çekilen deniz on beş yirmi metre dalga yüksekliğiyle geri gelir ve her şeyi siler süpürür, yok eder.
Ben bugün doların on sekizden 12′ ye gelmesini kurulan sistemi (Faizin hazineden ödenmesi) buna benzetiyorum.
Üç ay sonra, en geç beş ay sonra Tsunami dalgası geri gelecektir.
Nereden biliyoruz?
1970,1980,1990 ve 2000′ li yıllara kadar %150 enflasyonu biz yaşadık oradan biliyorum.