Darağacında üç fidan.
1972 yılında on üç yaşında orta okul öğrencisiyim. Okul çıkışı Eyüp hamamında çalışan babamın yanına uğrardım. Hamamın orta yerinde masanın üstünde iki gazete vardı ve ”Üç anarşist asıldı” diye haberi manşetten vermişlerdi. Hamamda 45 derece sıcaklıkta çok ağır şartlarda çalışan kesecilik yapan işçilere çok seviniyorlardı. “Oh olsun işte bu anarşikler asılacak ki memleket düzelsin” diyorlardı. Onlar asılınca sefaletten kurtulacaklarını sanıyorlardı. Çocuk aklımla ben de seviniyordum. […]